Devlet Bahçeli’nin MHP grup toplantısı konuşması

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, grup toplantısında açıklamalarda bulundu. 16 yaşındaki Sıla Şentürk’ün vahşice katledilmesine tepki gösteren Devlet Bahçeli, “Şiddete tolerans gösterilmez” vurgusunu yaptı. Bahçeli’nin değerlendirmelerinde şu ifadeler yer aldı: “Şiddet, vahşet ve kaba güç gösterisi genel olarak psikolojik tükenmişlik yaşayan aciz insanların sorunlarıdır. Sorunları kavgayla, kan dökerek çözüme ulaşacağını zannedenler yanlışın pençesindedir. Şiddet aklın dağılması, vicdanın durağanlaşmasıdır. Şiddetin olduğu yerde hayır, huzur yoktur. Kadınlarımızı, kızlarımızı, çocuklarımızı, masum insanlarımızı hedef alan şiddet dalgası hepimizin şikayet konusudur. Bu dalganın göğüslenmesi en büyük görevdir. Geçen hafta bir kız çocuğumuz hunhar bir cinayetle öldürülmüştür. Sıla isimli kızımız ilerleyen süreçte vahşet dolu bir saldırganlıkla katledilmiştir. Yumruk atan, bıçak sallayan alçakları en ağır şekilde cezalandırmak başlıca konudur. Şiddete tolerans gösterilmez, iyi niyet hali uygulanamaz. Kadına yönelik saldırılar maneviyat ve medeniyet ilkelerimizin çiğnenmesi demektir. 16 Kasım 2021’de kadına yönelik şiddete karşı görüşlerimizi paylaşmıştık. 6 maddelik tekliflerimizi kamuoyuna sunmuştuk. Ruh Sağlığı Yasa teklifi yasalaşmasını, kadın cinayeti, tecavüzlerde idam cezasının tartışmaya açılmasını, medyada kadın cinayetlerinin gösterim ve ifşasına son verilmesini, şiddeti özendirecek yayınlardan kaçınılmasını, aldatmanın, cinayetin gösterilmediği dizilerin hazırlanmasını, sosyoloji, felsefe, ilahiyat gibi alanlarda akademisyenlerin şiddet haritasını çıkarmasını, İnsanlığın Huzuru Projemizin tartışılmasını önermiştim. Bugün de aynı çizgideyiz. Somut önerilerimize kulak verilmesini temenni ediyoruz. Biz içine kapanmış, kabuktan dışarı çıkamamış bir hareket değiliz. Kutlu bir davanın soluğu kesilmesini hayalin hayalidir. MHP, pergelin çivili ucunu Ankara’ya koyup diğer ucuyla da dünyayı tarayan Türklüğün zafer nişanesidir. Küçük düşünmek geride kalmaktır, yem olmaktır. Biz ne geride kalacağız, ne yem olacağız. Kim bizi yutmaya kalkarsa boğazına dururuz, nefesini keseriz. Bizim adımız Türk milletidir. Biz medeniyetlere beşiklik yapan bir yönetim kudretinin, tarih kuvvetinin varisiyiz. Büyük bir ecdadın bugünkü afakıyız. Nerede bir soydaşımız, din kardeşimiz varsa gözümüz oradadır. Karabağ’dan Kırım’a, Kaşgar’dan Kerkük’e üç hilalin anıları, ayak izleri vardır Hocalı bunlardan birisidir. 30 yıl evvel, soydaşlarımızın kanı dökülmüştür. Kabuk bağlamamış, tedavi edilmemiş bir yaradır. Hocalı’da bir soykırım suçu işlenmiştir. 613 soydaşımız şehit edilmiştir. Hocalı, Dağlık Karabağ’ın incisidir. Ne üzücüdür ki hala tutsaktır, zincirlidir. 2. Karabağ Savaşı’yla Azerbaycan, Ermenistan’ın kontrolündeki toprakların yüzde 80’ini geri almıştır. Azerbaycan’ın kahraman neferleri silahlı Ermenileri ezip geçmiştir. Karabağ’da 290’dan fazla yerleşim yeri özgürlüğüne kavuşmuştur. Türkiye-Azerbaycan dayanışması zaferi belirleyen iradeyi tesis etmiştir. Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan’a geçeceği dönem de gelecek, Hocalı da olan Türk toprakları tevdi edilecektir Ortadoğu’dan sonra Ortaasya’nın çatışma ortamına çekilmesi felaketler dönemini peşpeşe tahrik edecektir. Yazılan senaryo vahimdir, oyun sinsidir, tehlike büyüktür. Biz hiç kimseyle savaşalım, küselim demiyoruz. Muhatap ülkelerden dürüstlük bekliyoruz “Rusya ile Ukrayna arasındaki yüksek gerilim boyut değiştirmektedir. ABD ve Batı medyası devamlı suretle savaşın çıkabileceğini iddia etmektedir. Boris Johnson, Rusya’nın Avrupa’daki en büyük savaşa hazırlandığına yönelik istihbaratı açıklamıştır. ABD Başkanı ise, Birleşik Krallık Başbakanı’yla aynı zamanda Putin’in Kiev’i hedef alacağını ileri sürmüştür. Buna rağmen tehlikeli iddialar Rusya tarafından yalanlanmıştır. Aynı Rusya, balistik ve seyir füzeleriyle tatbikat yapmıştır. Bu tatbikatı Putin takip etmiştir. Rusya-Ukrayna sınırında çatışmaların yaşandığı, OHAL ilanlarının yapıldığı, sivillerin tahliye edildiği anlaşılmaktadır. 2 bölgenin bağımsızlığının tanınması yangına körükle gitmektir. Bu durum Ukrayna’nın doğusunda bölünmekten başka bir anlama gelmeyecektir. Putin geçen hafta Ukrayna sınırından askerlerin çekileceğini söylese de ABD Dışişleri Bakanı kritik askeri unsurların sınıra sevk edilğini açıklamıştır. NATO çekilme kanıtı olmadığını vurgulamıştır. ABD ve Rusya statüko çerçevesinde, barış ve istikrar hizmetten uzaklara savrulmuşlardır. Biden Ukrayna’nın egemenlik haklarını da zedelemiştir. Ukrayna’nın geleceğini ve güvenliğini konuşacak tek merci tüm Ukrayna vatandaşlarıdır. NATO Savunma Bakanları toplantısında muharip birliklerin konuşlandırılacağı açıklanmıştır. Rusya’nın ilk kez temsilci göndermediği Münih Güvenlik Konferansı da toplanmıştır. NATO Genel Sekreteri, Rusya’nın Ukrayna sınırından asker çekmediğine, çatışma riskine değinmiştir. MHP olarak Rusya-Ukrayna arasındaki savaşı doğru bulmuyoruz. Barış, huzur ve istikrarın kökleşmesi için diplomasi ve diyaloğa inanıyoruz. Savaş yanlıştır. Savaş çığırtkanlığı yapan ülkelerin asla iyi niyetli olmadığını kanaatindeyiz. Ukrayna’nın toprak bütünlüğüne saygı duyulmalıdır. Rusya ile Ukrayna arasında çatışma ve savaş halinin bölgesel ve küresel çapta devasa yarılmalara yol açacağını görmek lazımdır.”