Laktoz intoleransı nedir

Laktoz intoleransı olan kişiler; süt, dondurma, yoğurt veya peynir gibi mandıra ürünlerini tükettikten sonra karında rahatsızlık gibi çeşitli sindirim şikayetleri yaşamaktadır. Oldukça sık görülen bir durum olan laktoz intoleransı, basit bir beslenme planı değişikliği ile kontrol altına alınabilmektedir. Laktoz, özellikle süt ve süt ürünlerinde bulunan disakkarit formunda bir şekerdir. Süt şekeri olarak da adlandırılabilir. Bağırsaklardan salgılanan ”laktaz” isimli bir enzim tarafından parçalanır. Bağırsaklarda bu enzim yeteri kadar bulunmadığında ya da yetersiz çalıştığında laktoz intoleransı denilen bir hastalık oluşur. Laktoz intoleransına sahip hastalar, süt ve süt ürünleri tükettiklerinde aşırı gaz, şişkinlik, kramp ve diyare gibi sindirim problemleriyle karşılaşır. Bu durum, hastaların yaşam kalitesini olumsuz etkiler. Laktoz intoleransı, sütte bulunan temel karbonhidrat olan laktoz disakkaritinin yani süt şekerinin sindirilememesine bağlı olarak gelişen bir sindirim sistemi hastalığıdır. Başta şişkinlik, ishal ve karın ağrısı olmak üzere birçok şikayete yol açar. Laktoz intoleransı olan hastalar laktozun parçalanmasını sağlayan laktaz enzimini yeteri kadar üretemezler. Normalde laktozun, ince bağırsağa geçişi ile birlikte bu bölgede salgılanan laktaz enzimi tarafından glikoz ve galaktoza ayrıştırılması gerekir. Yeterli laktaz olmadığında, laktoz emilmeden bağırsaklardan geçer ve semptomlara sebep olur. Süt ve süt ürünlerinin şekeri olan laktoz, aynı zamanda anne sütü içerisinde de yer alan bir maddedir. Kişide laktoz tüketimini takiben 30 dakika ile 2 saat içerisinde ani bir tuvalete gitme hissi oluşur. İshal şikayetinin uzun süreli olarak devam etmesi halinde dehidrasyon adı verilen sıvı eksikliği, kilo kaybı ve elektrolit dengesizliği gibi durumlar gelişebileceği için dikkatli olunmalıdır. Laktoz intoleransı olan kişilerde meydana gelebilecek belirti ve bulguların bir kısmı şu şekildedir: Laktoz intoleransı şikayetlerinin dindirilmesi için en etkili yöntem laktoz içeren ürünlerin tüketilmemesidir. Ancak bu gıdaların yemek alışkanlıklarından çıkarılması oldukça zordur. Ayrıca süt ve süt ürünleri, çok iyi kalsiyum, B12 vitamini ve protein kaynakları oldukları için bu ürünlerin tüketilmemesi bireylerde kalsium ve protein bozukluklarına yol açabilir. Bu nedenle bu gıdaların yemek alışkanlıklarından çıkarılması bireylerin farklı beslenme stilleri geliştirip eksikliklikleri takviyelerle ya da diğer gıdalarla karşılamaları önem arz etmektedir. Bu takviyeler muhakkak doktor ya da diyetisyen kontrolünde uygulanmalıdır.